Previous Sonraki
İNANIRSANIZ YANARSINIZ Tüketici Sorunları Derneği (TÜSODER), tüketicileri, bankaların alışverişi körükleyen kampanyalarına karşı u...
MÜTHİŞ ADIM! HER EVDE BİR ÇALIŞAN OLACAK Hükümet, gelir dağılımındaki dengesizliği asgariye indirmek, işgücüne katılımı artırmak için önemli bir adı...
İŞSİZLİK MAAŞINDA BÜYÜK ARTIŞ! Temmuz ayı birçok kesimin ücretinin değiştiği bir dönem olacak. Emekliler bu ayda seyyanen zamlarını ve enf...
GÖRME ENGELLİLER İÇİN Görme engelliler, telefonlarına yüklenen bir yazılım sayesinde, durağa gelen otobüsün hat numarasını, otobü...
İŞGÜCÜ İSTATİSTİKLERİ, MART 2015 İşsizlik oranı %10,6 seviyesinde gerçekleşti Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz s...
DİYANET'İN BU YILKİ SOFRASI Diyanet İşleri Başkanlığınca, bu yılın ramazan teması "Vakit, iyilik vakti bu ramazan ve her zaman" mesajıy...
SOKAKTA UYUŞTURUCU KOMASI... Tekirdağ'ın Çerkezköy İlçesi'nde sentetik uyuşturucu kullanan 30 yaşındaki H.O. ve 34 yaşındaki F.A. sokak...
SOSYAL DEVLET BULUŞMASI'NIN İLKİ SAKARYA'DA YAPILDI Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Sakarya’da düzenlenen "Sosyal Devlet Buluşması" prog...
YOKSULLUK VE YOKLUĞUN FOTOĞRAFI... Batı'nın en uç noktasındaki kentlerden Çanakkale'nin Bayramiç İlçesi'ne 14 kilometre uzaklıktaki Kaykılar K...
YURT İÇİ ÜRETİCİ FİYAT ENDEKSİ, MAYIS 2015 Yurt içi üretici fiyat endeksi aylık %1,11 arttı Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE), 2015 yılı Ma...
TÜKETİCİ FİYAT ENDEKSİ, MAYIS 2015 Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık %0,56 arttı TÜFE’de (2003=100) 2015 yılı Mayıs ayında bir ön...
DİYANET FITIR SADAKASI MİKTARINI BELİRLEDİ Din İşleri Yüksek Kurulu, 2015 fıtır sadakası miktarını tespit etmek üzere Din Hizmetleri Genel Müdürü Yaşa...
ACI GERÇEK! 2 KİŞİDEN BİRİNİN ELLERİ … Başkent Üniversitesi Sağlık Yönetimi Bölümünce gerçekleştirilen "Yeterince Temiz miyiz" başlıklı araştırmad...
FATURALAR Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Feridun Bilgin, abonelerin, mobil ve sabit hat telefon ile inter...
NUMARA TAŞIMADA MÜTHİŞ DÜZENLEME Numara taşımada vatandaşı koruyan yeni düzenlemeler geliyor. Düzenlemeyle GSM operatörleri numara taşımada ...
7 HAZİRANDA OYUMU NEREDE KULLANACAĞIM? ÖĞREN 7 HAZİRANDA OYUNUZU NEREDE KULLANACAĞINIZI ÖĞRENMEK İÇİN TIKLAYINIZ!...
UZUN YAŞAMIN SIRRI: YOKLUK, DERT, ÇİLE... Antalya'nın Akseki ilçesinde yaşayan 102 yaşındaki Adile Şahin, uzun ve sağlıklı bir hayat sürmenin sa...
TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ, MAYIS 2015 Tüketici güven endeksi %1,6 azaldı Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbi...
SURİYE'NİN RUHU YARALI ÇOCUKLARI İç savaşın 5'inci yılına girdiği Suriye'de yüz binlerce insan hayatını kaybederken, milyonlarca Suriyeli d...
MİLYONLARCA SÜRÜCÜ VE YOLCUYU İLGİLENDİRİYOR Haziran'da başlayacak yeni trafik sigortası uygulaması ile, trafik kazalarında tedavi giderlerinin SGK tara...
BUNU İÇERKEN İKİ KEZ DÜŞÜNÜN! Meyveli sodalar tehlike saçıyor! Özellikle yemek sonraları tüketilen meyveli sodalar piyasadan toplatılabil...
BAKAN İSLAM: TOKİ KONUTLARINDA ARTIK 1+1 YASAK Türkiye'de çekirdek aileye doğru bir yöneliş olduğuna değinen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İsl...
TÜRKİYE'DE EN POPÜLER BEBEK İSİMLERİ Diyanet’in “Bu ismi koymayın, ‘Allah’ın hediyesi’ değil, ‘ücret’ ...
'RİSK GÜNEŞTE AMA TEK SEBEP DEĞİL' Samet Tunçer'in haberi Deri veya cilt kanseri yaz aylarına girilen şu günlerde yeniden akıllara geliyor. ...
İŞSİZLERE 6 AY FAZLADAN MAAŞ İşsizlere verilen 10 aylık yararlanma süresi OECD'deki gibi 16 aya çıkacak. İşsizlik sigortası ödeme koşulu...
DEVLET, 7 BİN AİLE DANIŞMANI ALACAK Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Aile Eğitimi Programı (AEP) için bu yılın ikinci yarısında...
İSTİHDAM HAKKI KURA ÇEKİMİ 20 MAYIS 2015’TE YAPILACAK Engelli vatandaşlarımızın EKPSS ve kura sonucuna göre kamu kurumlarına atanmasına ilişkin aday başvuruları ...
ENFLASYON RAKAMLARI AÇIKLANDI TÜFE’de  2015 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre %1,63, bir önceki yılın Aralık ayına göre %4,71, ...
SMS ALMAK İSTEMEYEN VATANDAŞA ÖNEMLİ UYARI! Tüketiciler Derneği (TÜDER) Genel Başkanı Levent Küçük, gönderilen reklam iletilerinin tüketicileri bunaltt...
İŞSİZLİK MAAŞI 2.000 TL’YE ÇIKIYOR İŞKUR’un yaptığı çalışmaya göre işsizlik sigortasından yararlanma koşulları yumuşatılacak. 476-953 li...
ÇOCUĞUNUZ BUNLARI YAPIYORSA İNTİHARLA KARŞI KARŞIYA!... TÜRKİYE'de, intiharın 15- 24 yaş grubundaki gençler arasında üçüncü ölüm nedeni olduğunu belirten Yaşar Üni...
NİSAN 2015 AÇLIK ve YOKSULLUK SINIRI Çalışanların  geçim  koşulları  temel  mal  ve  hizmetlerde  meydana  gelen  fiyat  artışları nedeniyle dah...
1 MAYIS'TA ALIŞVERİŞE 'GERİ AL' TUŞU GELİYOR 1 Mayıs’ta yürürlüğe girecek Elektronik Ticaret Kanunu çerçevesinde Elektronik Ticarette Sözleşme ve ...
 BÜYÜK DESTEK YÜRÜRLÜKTE! ANNEYE 1300 LİRA GELİYOR Çocuk sahibi olanlara devletten büyük destek geliyor. Aile Paketi de Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe...
BAKAN İSLAM ANKARA ENGELSİZ FİLM FESTİVALİ AÇILIŞ TÖRENİNE KATILDI Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Ankara Engelsiz Film Festivali Açılış Törenine katıldı. ...
İŞÇİLERE 5 GÜN 'BABALIK İZNİ' YÜRÜRLÜKTE Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Ailenin ve Dinamik Nüfus Yapısının Korunması Programı Eylem Planı kapsamında a...
MİLYONLARCA ELEKTRİK ABONESİNİ İLGİLENDİREN KARAR Kaçak elektrik kullandığı gerekçesi ile 44 bin bin lira fatura çıkarılan abonenin Yargıtay’a taşıdığı...
TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ, NİSAN 2015 Tüketici güven endeksi %1,5 arttı Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbir...
İSTATİSTİKLERLE ÇOCUK, 2014 Türkiye nüfusunun %29,4’ünü çocuk nüfus oluşturmaktadır Türkiye nüfusu 2014 yılı sonu itibariyle...
FATURALARDA YENİ DÖNEM BAŞLIYOR! Gümrük ve Ticaret Bakanlığının, bugün itibarıyla yürürlüğe giren " Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği", tüke...
25 BİN İNTERNET KAFEYE NEŞTER VURULACAK Hükümet, internet oyunları sektörüyle ilgili kapsamlı bir program hazırlamak için düğmeye bastı. Telekomüni...
ULUSLARARASI STANDART KİTAP NUMARASI (ISBN) İSTATİSTİKLERİ, 2014 Ülkemizde 2014 yılında 44 613 kitap yayımlandı Yayımlanan materyallerin sayısı 2014 yılında, 2013 yıl...
Fırsatçılar yeni bir dolandırıcılık yolu buldu: "Telefon üzerinden, veri tabanına kayıtlı ne kadar işletme ...
ÖMÜR BOYU EHLİYET DÖNEMİ KAPANDI! İstanbul Sürücü Kursları ve Eğitimcileri Federasyonu (İSKEF) Başkanı Murat Tekin, AA muhabirine yaptığı açı...
DOĞUM İSTATİSTİKLERİ, 2014 Canlı doğan bebek sayısı %3,6 arttı Canlı doğan bebek sayısı revize edilen 2013 yılı verisine göre 1 m...
ÇILDIRTAN MESAJ VE MAİLLERE SON İKİ HAFTA! Kenan Biter'in haberi Şu sıralar cep telefonlarınıza ya da e posta adreslerinize geçtiğimiz aylara oran...
ASLA EVİNİZE SOKMAYIN ÖLÜM SAÇIYOR! İnönü Üniversitesi Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Nurhayat Özdemir, kadınlar tar...
İŞGÜCÜ İSTATİSTİKLERİ, OCAK 2015 İşsizlik oranı %11,3 seviyesinde gerçekleşti Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz s...
ABUR CUBURA SAVAŞ AÇILDI Ülkemizde 5 yaşın altındaki çocuklarda aşırı kilo veya obezite her 4 çocuktan 1‘ini pençesi altına al...
BEYAZ TÜRKLER'DEN SONRA 'TOK TÜRKLER'... Evin mutfağında Filipinli aşçı suşi hazırlarken, salonda Özbek dadı çocuklara bakıyor. Sitenin bahçesi Asya...
BU BAĞIMLILIK BAŞKA BAĞIMLILIK Dünya genelinde akıllı telefon bağımlılığı korkuturken, ABD'de yapılan bir araştırma akıllı telefon bağımlı...
TÜKETİCİ FİYAT ENDEKSİ, MART 2015 Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık %1,19 arttı TÜFE’de (2003=100) 2015 yılı Mart ayında bir önc...
EVLENME VE BOŞANMA İSTATİSTİKLERİ, 2014 Evlenmelerde önemli bir değişim gözlenmezken boşanmalar %4,5 arttı Evlenen çiftlerin sayısı bir öncek...
1 YILDA 2.5 MİLYON ÇOCUK İSHALDEN ÖLÜYOR Önemli sağlık sorunlarından ishal, çocuklarda aşırı su kaybına yol açarak ölüme neden oluyor. Dünyada her y...
81 İLDE BEREKET ORMANI Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bünyesinde gerçekleştirilen gönül elçileri projesi kapsamında 81 ilde ...
47 BİN ÖĞRETMEN İÇİN KADRO! TORBA YASA MECLİS'TEN GEÇTİ Kanunla, Milli Eğitim Bakanlığına 47 bin öğretmen kadrosu ihdas  ediliyor. Öğretmen unvanlı kadrolardan 35 ...
DAVUTOĞLU: KIDEMLE İLGİLİ ÖZEL BİR ÇALIŞMA YOK Başbakan Ahmet Davutoğlu TÜRK-İş ziyareti sonrasında açıklamalarda bulundu. TÜRK-İş'te yaptıkları görü...
KONUT SATIŞ İSTATİSTİKLERİ, ŞUBAT 2015 Türkiye’de 2015 Şubat ayında 95 021 konut satıldı Türkiye genelinde konut satışları 2015 Şubat a...
ENGELLİ VATANDAŞLARIN OYLARINI RAHAT KULLANABİLMELERİ İÇİN GEREKLİ ÖNLEMLER ALINDI -Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı engelli vatandaşların oylarını rahat kullanabilmeleri için gerekli ön...
TÜKETİCİ GÜVEN ENDEKSİ, MART 2015 Tüketici güven endeksi %5,4 azaldı Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbi...
MAKALE
Alıntı Yazılar
Previous Sonraki
DÜNYA ÜLKELERİ ÇOCUK İŞÇİLERDEN VAZGEÇEMİYOR DÜNYA ÜLKELERİ ÇOCUK İŞÇİLERDEN VAZGEÇEMİYOR Dünyada çocuk işçi sorunuyla mücadele eden kurumların başında Uluslararası Çalışma Örgütü geliyor. Çocuk İşçiliğinin Sona Erdirilmesi Ulu...
SANAL ORTAMIN MUTLULUK YALANLARI SANAL ORTAMIN MUTLULUK YALANLARI Mine Alpay Gün Bugün ne yazayım diye haber sitelerinde dolaşırken bir yazıya rastladım, Cahide Sultan imzalı yazı, son günlerde çoğu ...
AİLE KURUMU: SORUNUN VE ÇÖZÜMÜN KAYNAĞI AİLE KURUMU: SORUNUN VE ÇÖZÜMÜN KAYNAĞI Bizim yuvamız, ocağımız, dara düştüğümüzde sığındığımız limanımız, ilk terbiye aldığımız yer ailedir. Toplumsal direncimizin merkezi, güc...
0-6 YAŞ EĞİTİMİ ÜNİVERSİTE EĞİTİMİNDEN DAHA ÖNEMLİ 0-6 YAŞ EĞİTİMİ ÜNİVERSİTE EĞİTİMİNDEN DAHA ÖNEMLİ Montessori, son yıllarda ülkemizde adını sıkça duymaya başladığımız bir eğitim metodu. Amerika’da faaliyet gösteren 6 Montessori ok...
MASALSIZ ÇOCUKLAR MASALSIZ ÇOCUKLAR Size masal mı anlatayım çocuklar! Hiç duymadığınız, aşinası olmadığınız masallardan mı söz edeyim size, yoksa kulaklarınıza ninni mi fısı...
YOKSULLUK SOĞUKTUR YOKSULLUK SOĞUKTUR UNICEF tarafından yayınlanan “Dünya Çocuklarının Durumu 2001” raporuna göre "Yoksulluğun pençeleri bir aileye uzandığında, bu...
İLK MİLLÎ EĞİTİM KONGRESİ: MEDENİYET UFKU VE YOLCULUĞU İLK MİLLÎ EĞİTİM KONGRESİ: MEDENİYET UFKU VE YOLCULUĞU Antalya’da ilk defa büyük bir Millî Eğitim Kongresi düzenleniyor. Başta Bakan Nabi Avcı olmak üzere, Müsteşar Yusuf Tekin’in ...
EĞİTİM VE AHLÂK ŞURASI EĞİTİM VE AHLÂK ŞURASI Eğitim-Bir-Sen ve Türkiye Yazarlar Birliği, ortaklaşa olarak Ankara’da 21-23 Kasım 2014 tarihlerinde  3. Ahlâk Şûrası düzenlediler....
SGK SSK TC KİMLİK NO İLE HİZMET DÖKÜMÜ SORGULAMA SGK SSK TC KİMLİK NO İLE HİZMET DÖKÜMÜ SORGULAMA SSK sorgulama ve SGK sorgulama işlemlerinizi burada ki bilgiler ile kolayca yapabilirsiniz. TC kimlik no ile SGK-SSK Hizmet dökümü sorgul...
ETNİK BAKIŞIN BOSNA ÇIKMAZI: ‘BOSNA’DA EGEMENLİK SORUNU’ ETNİK BAKIŞIN BOSNA ÇIKMAZI: ‘BOSNA’DA EGEMENLİK SORUNU’ 1.Herkes 'azınlık' olunca ortak akıl oluşmuyor Eski Yugoslavya’da Bosna-Hersek Özerk Cumhuriyeti yapısına rağmen Boşnaklar &lsq...
ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLARA DEVLETİN REVA GÖRDÜĞÜ 'ÜSTÜN' İHMAL ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLARA DEVLETİN REVA GÖRDÜĞÜ 'ÜSTÜN' İHMAL Bazı konular kendisini her daim başköşeye taşıma kabiliyetine sahip. Bu tür konular genellikle incir çekirdeğini doldurmaz konular oluyor...
SOMA FACIASI VE ÂKILE SIGORTASI SOMA FACIASI VE ÂKILE SIGORTASI Ölenlerin yakınları açısından bir kişinin ölmesiyle iki yüz kişinin ölmesi arasında fark yok. Bir tek kişi ölseydi de yakınları aynı acıy...
İŞPORTA İŞPORTA Farkında mısınız bilmiyorum ama şu satırları okuyanlar biraz dikkat ederse göreceklerdir: İstanbul'da 'Suriçi'nde işportacı kalmadı. İşpo...
DÜŞLER VE UMUTLAR/ HIRSIZLIK FELSEFESİ DÜŞLER VE UMUTLAR/ HIRSIZLIK FELSEFESİ ... İngiliz yazar Charles Dickens''in 1838 yılında yayınladığı, defalarca sinemaya uyarlanan, en son 2005 yılında Roman Polanski tara...
ÇALIŞMADAN EMEKLİ OLMANIN 5 ŞARTI! ÇALIŞMADAN EMEKLİ OLMANIN 5 ŞARTI! İsteğe bağlı sigortalılık zorunluluk prensibinden tamamen farklı olarak işleyen bir sigortalılıktır. Zorunlu olarak sigortalı olması ...
ŞOK İDDİA: 50 YIL SONRA BÖCEK YİYECEĞİZ ŞOK İDDİA: 50 YIL SONRA BÖCEK YİYECEĞİZ Dünyada yenilebilir bin 500 böcek türü bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. Bayram, gelecekte savaşların petrolden değil su ve gıda nedeniyle ç...
50'DEN AZ ÇALIŞANI OLAN İŞYERLERİ 1 OCAK 2014'E HAZIR MI 50'DEN AZ ÇALIŞANI OLAN İŞYERLERİ 1 OCAK 2014'E HAZIR MI Doç.Dr. Sayım Yorgun 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası, işçi sayısı ne olursa olsun tüm işyerlerini kapsamına alan ve işçi s...
İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HAKKINDA TÜM BİLİNMEYENLER İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HAKKINDA TÜM BİLİNMEYENLER Kocaeli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sayım Yo...
MAHALLENİN MAHALLE BASKISINA DÖNÜŞ ÖYKÜSÜ MAHALLENİN MAHALLE BASKISINA DÖNÜŞ ÖYKÜSÜ MAHALLE BASKISI Prof. Dr. Recep BOZLAĞAN Batan güneşin renkleri gibi solmaya yüz tutan bir değerler manzumesiydi mahalle. ...
ŞEHİR DÜŞTÜ, DEMEDEN ÖNCE ŞEHİR DÜŞTÜ, DEMEDEN ÖNCE   Mahmut Çetin Bizanslı tarihçi Yeorgios Francis, İstanbul’un fethi için yazdığı kitabının adını ‘Şehir Düştü!&...
YAŞLILAR İÇİN DÖNÜŞSÜN KENTLER YAŞLILAR İÇİN DÖNÜŞSÜN KENTLER Cihan AKTAŞ "Ortalık insan yüzü görmek için süpermarketlere gidip hiçbir şey almadan çıkan ama bu arada birileriyle iki cümle kurabil...
İŞ BULDURAN ÖZGEÇMİŞ HAZIRLAMANIN PÜF NOKTALARI! İŞ BULDURAN ÖZGEÇMİŞ HAZIRLAMANIN PÜF NOKTALARI! 'İnsan Kaynakları' eki veren birçok gazetenin en çok işlediği konuların başında özgeçmiş (CV) hazırlama teknikleri geliyor. Deyim yerinde...
İYİ BİR ARAŞTIRMA OLUMSUZ SONUÇ İYİ BİR ARAŞTIRMA OLUMSUZ SONUÇ Aile ve Sosyal Politikalar bakanlığının 10 milyon 578 bin hanede 2011 yılında yüz yüze yaptırdığı Türkiye Aile Yapısı Araştırması TAYA'nı...
AÇLIK SINIRI VE ASGARİ ÜCRET AÇLIK SINIRI VE ASGARİ ÜCRET Abdülkadir Özkan Her ay açlık ve yoksulluk sınırını gösteren rakamlar açıklanıyor. İşçi sendikaları konfederasyonları bu işin öncülüğ...
İŞ GÜVENLİĞİNDE YENİ DÖNEM BAŞLIYOR İŞ GÜVENLİĞİNDE YENİ DÖNEM BAŞLIYOR Hüseyin GÖKÇE   ANKARA - Bir kişi dahi çalıştıran işyerlerinin, iş güvenliği ve sağlığı önlemleri almasını öngören 6331 sayılı İş Sağ...
TÜKETİM KÖLELİĞİNDEN “KARA CUMA’YA” TÜKETİM KÖLELİĞİNDEN “KARA CUMA’YA” Fevzi Öztürk/ Dünya Bülteni Modern zamanların en büyük hastalığı “tüketim köleliği” gün geçtikçe modern bireyi biraz daha...
İSLAM, KAPİTALİZMİN YEDEK PARÇASI DEĞİLDİR İSLAM, KAPİTALİZMİN YEDEK PARÇASI DEĞİLDİR Muhammed Amara Batılılar ekonomik krizden kurtulmak için faizsiz İslami bankacılık sistemini istiyor ama kapitalizmin felsefesine ve...
REFAH DEVLETİ VE REFAH REFAH DEVLETİ VE REFAH ATILLA YAYLA  1800'den 2000'e dünya kişi başına geliri 8 kat arttı. Nüfus 1 milyardan 7 milyara yükseldi. Dünya iki asır içinde yakla...
AVRUPA'DA İŞSİZLİK VE AVRUPA'DA İŞSİZLİK VE "YENİ UMUT YOLCULARI" Sinan Özdemir / Dünya Bülteni - Brüksel   İMF, Avro Bölgesi GSMH'sının gelecek yıl (-0,2)'den (+0,7)'ye yükseleceğini öngörüyor. Büyü...
NOBEL’İN GÖLGESİNDE ‘SOSYAL BARIŞ’ NOBEL’İN GÖLGESİNDE ‘SOSYAL BARIŞ’ Sinan Özdemir/ Dünya Bülteni - Brüksel Avrupa Birliği devlet ve hükümet başkanları Perşembe ve Cuma günü bir araya gelerek,  Nobel ba...
KÜRESELLEŞEN DÜNYADA GELİR DAĞILIMI VE YOKSULLUK KÜRESELLEŞEN DÜNYADA GELİR DAĞILIMI VE YOKSULLUK Fevzi Öztürk/ Dünya Bülteni Dünyanın en büyük ve en önemli sorunlarından biri de adaletsiz ge...

KİTAP
Previous Sonraki
SOSYAL YARDIM VE SOSYAL POLİTİKALARDA CAN SİMİDİ SOSYAL YARDIM VE SOSYAL POLİTİKALARDA CAN SİMİDİ Nasıl ki toprak yeşermek için suya ihtiyaç duymakta ise, muhtaç olan insan da hayatını devam ettirebilmek için yardıma ihtiyaç duymaktadı...
SOSYAL POLİTİKA AHLAKI SOSYAL POLİTİKA AHLAKI Sosyal Politika Ahlakı, sosyal politikaya "dar anlamda" ve sadece bir "disiplin" gözüyle bakmanın ötesinde, "geniş anlamda" ve "disiplinl...
DEZAVANTAJLI GRUPLAR VE SOSYAL POLİTİKA DEZAVANTAJLI GRUPLAR VE SOSYAL POLİTİKA Türkiye'de sosyal politikalar ile ilgili eserlerin sayısı hızla artmaya devam ediyor. Bu artışa katkı sağlayan eserleden biri Nobel Yayın...
ŞEHİR, MEKAN, MEYDAN ŞEHİR, MEKAN, MEYDAN Medeniyetlerin kendi yaşam biçimleri ile uygarlık seviyelerini yansıtan en karmaşık ve kapsamlı yapı olan şehrin mekânlarını, sosyal, kül...
KAMUSAL ALAN VE TOPLUM KAMUSAL ALAN VE TOPLUM İnsan birey olmanın ötesinde çevresini oluşturan toplumsal ve fiziksel ögerlerle birlikte sosoyla bir varlıktır. Birey, sosyo-kültürel ya...
ŞEHİR ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 1 ŞEHİR ÜZERİNE DÜŞÜNCELER - 1 Şehre ve onun mekanlarına olabildiğince farklı gözle bakmayı hedefleyen bu çalışma aynı zamanda şehirle ruh dünyası arasında da bir irtib...
SÜRDÜREBİLİR BİR ŞEHİR İÇİN KENTSEL DÖNÜŞÜM SÜRDÜREBİLİR BİR ŞEHİR İÇİN KENTSEL DÖNÜŞÜM Kentsel dönüşüm Türkiye’de ve dünyada akademisyenlerin, kent plancılarının, mimarların ve yerel yöneticilerin uzun süreden beri gün...
KENTLEŞME VE SOSYAL POLİTİKALAR KENTLEŞME VE SOSYAL POLİTİKALAR "Kentleşme ve Sosyal Politikalar" atölyesi, en temelde hem kente hem de sakinlerine dair bir sosyal politika düşünüşü geliştirme çabası o...
BOSNA’DA EGEMENLİK SORUNU-DAYTON ANLAŞMASI BOSNA’DA EGEMENLİK SORUNU-DAYTON ANLAŞMASI Esat Ertaç Erbesler’in kitabı ‘Bosna’da Egemenlik Sorunu-Dayton Anlaşması’ Esat Ertaç Erbesler’in kalem...
KÜRESELLEŞEN DÜNYADA ULUSLARARASI SOSYAL POLİTİKA KÜRESELLEŞEN DÜNYADA ULUSLARARASI SOSYAL POLİTİKA Sakarya Yayıncılık tarafından Ocak 2013 tarihinde basılan kitabın editörlüğünü Prof. Dr. Ali Seyyar ile Yrd. Doç. Dr. Cihan Selek Öz üstl...
AH YAŞLILIK “Hayatın her döneminin keyifli ve zor yanları var. Çok yönlü gerileme ve kayıplara denk gelen yaşlılık döneminin zorlukları, çoğu k...
KÜRESELLEŞME SÜRECİNDE REFAH DEVLETİ Refah devleti ile ilgili bu kitap 2004 yılında İTO tarafından yayınlandığında, alanındaki ilk çalışmalardan bir tanesi özelliğini taşımak...
İŞSİZLİK SORUNUNUN ÇÖZÜMÜNDE KOBİ'LERİN DESTEKLENMESİ Şurası muhakkaktır ki, küçük ve orta ölçekli işletmelerle ilgili konular çok geniştir ve bu çalışmanın kapsamını hayli aşmaktadır. Bu kit...
KOBİL’ERDE ESNEK ÇALIŞMA John Maynard Keynes, bundan yaklaşık 75 yıl önce bir öngörüde bulunmuş ve torununun yaşayacağı gelecek zamanda, çalışma sürelerinin günlü...
AB’YE UYUM SÜRECİNDE GENÇ İŞSİZLİĞİ AB’YE UYUM SÜRECİNDE GENÇ İŞSİZLİĞİ Sahip oldukları biyolojik, sosyolojik ve yapısal özellikleri bakımından toplumların “en dinamik” ve “yatırım yapıl...
DÜNDEN BUGÜNE İSTANBUL’DA ULAŞIM DÜNDEN BUGÜNE İSTANBUL’DA ULAŞIM M.Ö. 7000’li yıllara dayandırılan ulaştırma olgusu, ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel, çevresel ve hatta as...
Sosyal Politika Sosyal Politika Abdülkadir Şenkal, istanbul: Alfa Yayınları, 2005, 606 s. Hiç şüphesiz küreselleşmeden en çok etkilenen ...
Kimlik Yanılsaması Jean-François Bayart, istanbul: Metis, 1999, 272 s.   Bugün Eski Yugoslavya'dan Orta Afrika'ya, Hindistan'dan Türkiye ya da Cezay...
Ağlayan Dağ Susan Nehir,   Ayşegül Devecioğlu istanbul: Metis 2007, 264 s.   Metis Yayınları'ndan çıkan ikinci romanı de gerçekle yalanın iç içe geçti...
Türkiye'de Çingene Olmak   Mustafa Aksu, istanbul: Kesit Yayınları, 2006, 135 s.   Çingenelerle ilgili şimdiye kadar birçok kitap yazıldı. Ama hiçbiri...
Osmanlı İmparatorluğu'nda Çingeneler Vesselin Popov ve Elena Marushiakova, istanbul: Homer Yayınları, 2006, 112 s.   Osmanlı İmparatorluğu'nun Avrupa kanadı Balkanlar...
Ameleden İşçiye   Ahmet Makal, istanbul: iletişim, 2007, 404 s.   Erken Cumhuriyet döneminin emek tarihine ilişkin gelişmelerini çeşitli yanl...
Dünyanın Zenginliği, Ulusların Fakirliği   Daniel Cohen, çev. Dilek Hattatoğlu, istanbul: iletişim, 2000, 139 s.   Küreselleşme, bugün pek çok şeyi açıklamakta kullan...
Tuhaf Zamanlar   Eric Hobsbawm istanbul: iletişim, 2006, 549 s.   20. yüzyıl tarihini diğerasırlarınkinden I ayıran en önemli izler; dünya s...
Yersiz Yurtsuz   Edward W. Said, çev., istanbul: iletişim, 2003, 440 s.   Yersiz Yurtsuz, 2003 yılında yitirdiğimiz Edward W. Said'in çocukl...
Avrasyalı Olmak Banu AVAR, istanbul:Truva Yayınları, 2007   TRT ve BBC başta olmak üzere birçok önemli kuruluşta çalışarak 60'dan fazla ülkeyi zi...
Çocuk ve Aile Sorunlarının Terapi ile Tedavisi Fatih Kılıçarslan, Ankara: Nobel Yayıncılık, 2006.   içinde yaşadığımız toplumda sağlık, eğitim ve sosyal hizmet uygulamalarında ...
Global İşletme, Yerel Emek: Türkiye'de İşçiler ve Modern Fabrika Nadir Suğur ve Theo Nichols, istanbul: iletişim, 2000, 271 s.   Küreselleşme sürecinin temel paradoksularından biri; sermaye küre...
Sosyal Adalet ve Şehir David Harvey, çev. Mehmet Moralı, istanbul: Metis Yayınları, 2. baskı, 2006, 292 s.   Sosyal Adalet ve Şehir, mekân çalışmalarınd...
İstanbul'da"Soylulaştırma": Eski Kentin Yeni Sahipleri   Der. David Behar ve Tolga islam, istanbul Bilgi Ünviversitesi Yayınları, 2006, 221 s.   Soylulaştırma veya eski tabiriyle m...
Yerinden Yönetim ve Siyaset   Ruşen Keleş, istanbul: Cem Yayınevi, 5. baskı, 1992, 560 s.   Yerinden Yönetim ve Siyaset adlı yapıtta, demokratik yaşamın ...
Belediye Kanunu ve Büyükşehir Belediye Kanunu   Sadettin Doğanyiğit, Ankara: Seçkin Yayıncılık, 1198   Yerel yönetimlerin çevre sorunları, çarpık kentleşme, altyapı ve tra...
Makale

Sadece istatistiklerle, verilerle, tezlerle, oturumlarla ve programlar yaparak, fiziki ve kanuni önlemler alarak şiddetle ilgili problemleri çözemeyiz. Şiddet eğiliminin insan fıtratında olduğunu kabul edip, sadece akılların değil, kalplerin ve ruhların da beslenmesinin gerekliliği üzerinde durmak zorundayız Şiddetle mücadele, sadece belli kurumların işi değil, toplumun ve bu toplumu oluşturan her bireyin işi olduğunu anlamamız gerekiyor.
 
“Dede ekşi erik yerse, torununun dişi kamaşır” diye bir söz hatırlıyorum. Bu sözden hareketle, sebeplerin, yapılanların ve yaşananların içeriği (iyi veya kötü oluşu, olumlu veya olumsuz oluşu), sonuçların da içeriğini oluşturuyor. Bu sebeple de; iyi, doğru ve güzel sonuçlar alabilmemiz için, her birimizin yine, iyi, doğru ve güzel işler veya sebepler ortaya koymamız gerekiyor. Kısacası, sebepleri değiştiremez isek, sonuçları da değiştiremiyoruz… Girişteki sözden de anlaşılacağı üzere insan, tek başına olamayan, birbirini genetiksel olarak da, sosyal olarak da, kültürel olarak da etkileyen ve etkilen bir yaratık. Bu sebeple de bu insanın yaratılışına bir göz atmak gerekiyor…
 
Rabbimiz ilk insan ve ilk peygamber Adem(as)’ı yaratırken, yeryüzünde bulunan bütün topraklardan (sert, yumuşak, kayalık vb.) almış ve Adem(as)’ı bunlardan yaratmıştır. Bu sebeple de insanlar arasında; serti, yumuşağı, öfkelisi, kabası, ciddisi vb. birçok özelliğe sahip olanları bulunmaktadır. Şiddette, bu özelliklerin bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Ancak Rabbimiz; yarattığı insanların kendilerine, çevrelerine ve yaşadıkları dünyaya zarar vermemeleri için de peygamberlerini ve kitaplarını göndermiştir. Peygamberimiz (sav)’in arkadaşları olan ashabı kiram da, gönderilen kitaba göre amel etmiş, örnek bir nesil ve dönemi de bizim gözlerimizin önüne sermişlerdir. Onların bu yaşayışları da Kur’an-ı Kerim de; “Onlar Allah’tan Razı, Allah’ta Onlardan Razıdır” ifadesiyle onaylanmıştır. Asrı Saadet devri bize, şiddetsiz bir hayatın da olabileceğini, tescilli olarak göstermiştir.
 
Buradan hareketle, toplumumuzdaki “şiddeti” ortadan kaldırmak için nelerin yapılabileceği noktasına geçebiliriz. Demek ki şiddet bir şekilde insan “fıtratında” var. Şiddet duygusunu  ortadan kaldıramıyorsak, bu duyguyu taşıyan insanımızı gereği gibi eğitmemiz gerekiyor. İnsanımızı eğitirken, neyi veya neleri “referans” alıyoruz bu çok önemli. İnsanın şahsını, egosunu, nefsini ve bireyselliğini öne çıkaran bir eğitim mantığı elbette ki şiddeti gereği gibi ortadan kaldıramaz. Ama bütün insanlığın bizlere zimmetli olduğunu, her insandan da, onun yaptığından da, sorumlu olduğumuzu bize öğreten ve bunu bir ödev ve sorumluluk olarak kazandıran bir eğitim mantığı, şiddeti kontrol altına almamızı sağlayabilir.
 
Doğayı ve çevreyi emanet gören bir anlayışla, doğadan ve çevreden ne kadar rant elde edebilirim diyen anlayışın getirdiği sonuçlar, birbirinden elbette ki farklı olacaktır. Akıl, kalp ve ruhun bir denge içerisinde beslenmesi ve eğitilmesi gerekmektedir. Sadece akılları eğitmek, katılaşmış kalplerin ve ölmüş ruhların ortaya çıkması demektir. Tek kanatla kuş uçmaz. Bir insanda, akıl, beden ve ruh sağlığı birlikte gerçekleşmelidir. Maddeci bir eğitim, hırsı, hırsta yerine göre şiddeti tetikleyecektir. Ama “ Nehirde veya herhangi bir akarsuda bile abdest alsan, suyu yine de israf etme!”, çünkü bu su sadece bize ait değil, bize emanet mantığını insanımıza kazandırmak, hırsları ve bu hırsların doğuracağı sonuçları da rehabilite edecektir.
 
İnsanımızı bu dengede yetiştirebilmek için; toplumun bütün bireylerinin ve toplumdaki kurumların harekete geçmesi gerekmektedir. Hiç kimse veya kurum kendisini, bu “nitelikli insan” yetiştirme projesinden muaf tutamaz veya bu sorumluluğunu bir başkasına da havale edemez…  “Bir İnsan İçin (çocuk için) Bir Ülke Çalışmalıdır Ki, Bir Çocuk Bir Ülke Kursun” diye bir söz var.
 
Sürekli şiddetin sonuçlarını veya mağdurlarını konuşarak da bir sonuç elde edemeyiz. Bu gün yetişkin olan, ama dün çocuk olan birisinin; çocukluğunu yaşarken anne ve  babası ile hiçbir sokak köpeğine veya kedisine su veya yemek vermemişse, kuşlara birlikte hiç yem  atmamışsa, bir huzur evini, çocuk yuvasını, kimsesizlerle ilgili kurumları hiç ziyaret etmemişse, bir komşuya, bir yaşlıya, bir muhtaca bir tas çorba götürmemişse,  yetişkin olduğunda hangi vicdandan söz edebiliriz ki… İyilikte kötülükte damla damla oluşur. Yıllarca okullarda  “Andımız “diye bir şey okutuldu. Bir şeyi bilinçsizce tekrar ederek veya ettirilerek kim doğru ve güzeli yakalayabildi ki bizde yakalayalım… En kalıcı öğrenmeler, “yaparak ve yaşayarak” elde edilen öğrenmelerdir. “Örnekler ve uygulamalar” olmadan, vicdanlı bir nesil yetiştiremeyiz…
 
Çocuklarımızı; inancımıza, değerlerimize ve kültürümüze taban tabana zıt, çizgi filmlerle, bilgisayar veya telefon oyunlarıyla, dizi filmlerle, kreşlerle baş başa bıraktığımız sürece, güzel ve faydalı sonuçlar bekleyemeyiz. Çocuklarımızla aynı çatı altında olmamıza rağmen, onların kahramanlarının ve hedeflerinin neler olduğunun maalesef çokta farkında değiliz…  Çocuklarımızın ruh ve zihin yapısını, hangi hammaddeler veya malzemeler şekillendirmektedir? Bu sorunun cevabını da bulmak zorundayız… Mesela görsel medya da şöyle bir ifade geçiyor; “Cesurca soyundu!”… Ne demek bu? Bunu çocuklarımıza izah edebilir miyiz? Veya bu ifade kullanılabilir ve izah edilebilir bir ifade midir?
 
Şiddet bir sonuçtur. Bu sonuç ortaya çıkıncaya kadar çocuklarımızın yaşadıklarını, ruh hallerini, duygularını çok iyi tahlil etmek durumundayız. Kamuoyunda çıkan bir şiddet uygulaması sonrasında, bu şiddeti uygulayanlara karşı alınabilecek önlemler konuşuluyor. Ehliyetsiz birisine ceza keserek, onu ehliyetli bir şoför haline getire bilir miyiz?  Şiddetin çıkış noktalarını ve bu noktaları besleyen süreçleri tespit etmemiz gerekmektedir. Yıllarca TRT’de “Bizimkiler” diye bir dizi (15-20 yıl önce olabilir) oynatıldı. Adından başka “bize” ait olan bir şey yoktu…
 
Psikologlardan ve sosyologlardan önce; duyarlı insanlarımız, yaşlılarımız, tecrübelilerimiz, mahalledeki anneanneler, babaanneler kısacası herkes birbirine nasihat etmeli, birbirini tamir etmenin yolunu bulmalıdır. Tepki vererek ve uyararak değil, sohbet ederek ve tatlı nasihatlerle yanlışları düzeltmeye çalışmalıyız. İyilikleri örneklendirmek, kötülükleri de yererek ortadan kalkması için çalışmalıyız.  Ayıp veya eksik araştıran değil, ayıpları ve eksiklikleri kapatan, yaralara merhem olanlar olmak zorundayız. “Neme Lazımcılık” diye bir hayat tarzı geliştiremeyiz. Bu konuda Kanuni Sultan Süleyman ile Yahya Efendi arasında geçen; ”Neme Lazım Be Sultanım” olayını da okumamız ve tahlil etmemiz gerekiyor.
Toplumlar; ekonomilerle değil, etik değerleri hayata geçirmekle ve bu etik değerleri de yaşatmakla ayakta kalabilirler…

Birkaç sözle yazımı bitirmek istiyorum;

    ” Öğüdün yolu uzun, örneğin yolu kısa ve etkilidir.."
    “Vapurlar, yelkenlileri denizlerden kovdular. Çünkü onlar rüzgâr olsa da olmasa da ileriye gidiyorlar. Vapur kendisini öne iten gücü içinde taşıyor. Hiçbir fırtına onu yolundan çeviremiyor. Onun, dışarıdan kuvvete ihtiyacı yoktur.”
    “Sen Değiştiğinde, Talihinde Değişir.”
    “Sis, Yelpaze İle Dağılmaz.”

Selam ve dua ile…

Fahri SEVİMLİ

 
Makale

Mahmut Çetin

1.Medya, ‘kadın cinayetleri’nin failleri arasında

Kolay izahlar ve genellemeler yanıltıcıdır… Medya’nın ittifak halinde olduğu her doğru sorgulanmaya muhtaçtır.

İzaha muhtaç doğru damedya’nın‘kadın cinayetleri karşıtlığı’dır.

Oysa o medya, bizzat ‘kadın cinayetleri’nin failleri arasında yer almaktadır.

Neticede medya, aile birliği’ni parçalıyor ve sonuçlarından kendini soyutlamaya çalışıyor.

Medya, dizilerle kadın’ı nesneleştirirken, feodalite’yi makulleştiriyor ve kapitalizm’i idealize ediyor.  Türkiye’deki dizi örneklerinden hareket edersek, feodalite’nin makulleştirilmesi ‘Karagül’ dizisinde, kapitalizm’in idealize edilmesini de ‘Güllerin Savaşı’ dizisinde görebiliriz.

2.İç içe geçmiş ekonomik süreçler: feodalite, kapitalizm, Terkip Çağı

Türkiye, üç toplumsal süreci birlikte yaşıyor… Toplumun ana organizması, kapitalizm’i bütün şiddetiyle yaşıyor. Kapitalizm, özellikle Marmara Bölgesi’nde tam teşekküllü olarak konuşlanmış vaziyette.

Marmara Bölgesi, tüketim ve üretim süreçleri açısından kapitalizm’in bütün özelliklerini yaşıyor. Bölgede Türkiye’nin 4/1’i yaşıyor. Nüfusunu İstanbul veKocaeli başta olmak üzere bu kadar yoğunlaşması şehirlerin yönetilmesini giderek zorlaştırıyor.

Güneydoğu’da kapitalizm ile birlikte çözülme süreci yaşayan feodalite’nin unsurlarını görebiliyoruz. Politik olarak PKK’nın bölgede giderek meşrulaştırıldığını görüyoruz. HDP’li belediyelerin dışında DTK (Demokratik Toplum Kongresi) Kürt Siyasi Hareketi’nin kurucu meclisi gibi çalışıyor.

Bilinen bu süreçlerin dışında Terkip Çağı arayışları ve başarı örneklerine de Türkiye’nin her tarafında rastlıyoruz. Bizi gelecekten umutlu kılan yönelişler de genellikle bu başarı örnekleri.

3.Kadını feodalite, erkeği kapitalizm öldürdü

Önce ekonomi’nin tarifini hatırlayalım. Sınırlı kaynaklarla sınırsız ihtiyaçların karşılanmasını araştıran bilim dalı.

Çalışan nüfusun yüzde 47’sinin sosyal güvenlik şemsiyesi dışında olduğu, emeğin para etmediği, işsizliğin yüzde 10’larda olduğu bir ülkede gelirin gideri, sınırlı kaynağın sınırsız ihtiyaçları karşılaması imkânsızdır.

Vefa’nınİstanbul’da bir semt, kanaat’in bir lokanta adı olarak kaldığı bir değişim sürecinde, sınırsız ihtiyaçları nasıl sınırlandıracağız?

Dahası sınırsız ihtiyaçları, sınırlı kaynaklarla nasıl karşılayacağız?

Kim daha çok eziliyor?

Kadın cinayetleri’, başta olmak üzere boşanma ve toplumsal şiddet’e kolaydan kapitalizm’in öldürdüğü erkekleri suçlu bulmak medya’nın oyununa gelmektir.

Kapitalizm’in erkeği öldürmesine ilk temas edenlerden biri ‘Bir Dinozorun Anıları’ kitabı yazarı Mina Urgan’dır.

4.Kapitalizmin çalışan kadın= özgür kadın palavrası

Kapitalizm, kadını ‘özgürleştirme’ adı altında aile birliği’ni parçalamaktadır. Bu yöntemle kadın; emeği, bilgisi ve cinselliği sömürülen bir varlık haline getirilmektedir.

Sol’un modernleşme projesi Küresel Sistem’in evrensel tasarımının Türkiye versiyonudur.

Sağ’ın bir modernleşme projesi yoktur.

Sağ’ın kendi modernleşme projesi olmadığı için Küresel Sistem’in medya eliyle oluşturduğu ‘modern kadın’ tasarımı dışında alternatif bir ‘yerli çağdaş kadın’ modeli sunulamamaktadır.

Sorunlar karşısında ahlak odaklı çıkışların sosyolojik hiçbir karşılığı yok.

Sosyolojisiz ahlaki önermeler, adetullah yasaları’nı hiçe saymaktır.

5.Hatime: Çözüm: Yeniden ailenin birliği

Sosyalizmdöneminde bebeğin erken yaşta devlet kreşlerine verilmesi ve kadının çalışma hayatına zorunlu olarak girmesi, aile birliği’ni zayıflatmıştı. Bu dönemde kadınlar ‘kahraman anneler’ olarak adlandırılırken, madenler dâhil ağır işlerde erkeklerle birlikte çalıştırılıyordu.

Sovyetler BirliğiEski Devlet Başkanı Mihail Gorbaçov, Glasnost (Açıklık) ve Perestroika (Yeniden Yapılanma=Tanzimat)  uygulamaları sırasında tarihi açıklamalar yapmıştı. 

Sovyetler Birliği’de çöküşün hemen öncesinde kadınlar Gorbaçov’a; “Biz artık ‘kahraman anneler’ olmak istemiyoruz” diye feryadını iletmişti. Gorbaçov da kadınlara “Sizi evinize, çocuklarınıza göndereceğim” müjdesini vermişti.

Gorbaçov’unPerestroika’nın amaçlarından birinin kadının yeniden eve dönüşünü sağlamak olduğunu söylemesi tarihi öneme sahipti.

Feodalite,sosyalizm vekapitalizm, aile birliği’ni gözetmeden kadını yozlaştırmaktadır. Kadının çalışma hayatına katılımı, uygun çalışma şartları sağlanmadan sağlıklı sonuçlar vermez.

Evini yöneten ve çocuklarına annelik yapan ev hanımı’nı ‘işsiz’ olarak gören modernite yanılmaktadır. Kadını ve erkeği, aile birliği içinde, değerler manzumesi’ne bağlı kalarak özgürleştirebiliriz.

Feodalite’nin kamburunu ne din’e, ne de töre’ye mal edebiliriz. Kapitalizm tarafından kişiliği öldürülen erkek, feodalite tarafından kişiliği öldürülün kadını öldürmektedir.

Evet, yaşadığımız durum, ölmüş erkeklerin kadın cinayetleri’dir.

 
Makale

Bağımlılığın tanımı için sözlüklere baktığımızda:

Bağımlı olma durumu, tabiiyet. (Güncel Türkçe Sözlük)

Karşılaşılan sorunları yalnız başına çözmek ve kendine yön seçmek için gerekli yetenekten yoksun olma durumu. 2. Ekonomik ve ruhsal desteğe gereksinme duyma. 3. Kendi kendine yetmezlik. (Eğitim Terimleri Sözlüğü)

Bir başka şeyle koşullu olma, bir başka şeye bağlı olma durumu. (Felsefe Terimleri Sözlüğü)

Psikotrop bir maddeyle merkezî sinir sistemi arasındaki etkileşmeden doğan ve maddenin keyif artırıcı psişik etkilerini duyumsamak ve bazen de yokluğunun vereceği huzursuzluktan sakınmak için maddeyi devamlı veya periyodik olarak alma isteği (Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü)

Devamını oku...

 
Makale

1.Bonzai intiharları bir mesaj iletim biçimidir

İntihar sadece bir yok oluş değil, aynı zamanda yok olurken varlığını duyurma psikolojisidir.

Bonzai, düz mantığın bile bile intihar diye baktığı bir uyuşturucu şekli. Oysa bir yönüyle de mesaj iletim biçimi. ‘Benim Üniversitelerim’in ‘En Alttakiler’in mesajına çözüm üretmesi gerekiyor.

Çözüm mevcut yaşama biçimimizin sorgulanmasından geçiyor. ‘Benim Üniversitelerim’in arayışlarına ihtiyacımız var.

Devamını oku...

 
Makale

Son zamanlarda çocuklarla ilgili giderek artan taciz, şiddet ve cinayet haberleri hepimizi üzmekte endişelendirmektedir. Çocuklara yönelik her türlü istismar elbette ki en caydırıcı şekilde cezalandırılmalıdır. Ancak sadece caydırıcı olabilecek cezalarla yetinmek, bu cinayetlerin artmasına –maalesef- engel olamayacaktır. Geçtiğimiz günlerde, hepimizi dehşete düşüren minik Gizem cinayeti avukatının, sanıkla ilgili söylediği cümlenin üzerinde ciddiyetle durulması gerekir. Avukat; bu vahşice işlenmiş cinayetin, sanığın Gizem'in ablasıyla evlenmesine izin verilmediği için işlemiş olduğu gerekçesiyle açıklanamayacağını, durumun sosyal politika açısından iyi analiz edilmesi gerektiğini söylemişti.

Toplumsal tepkiyi doruk noktaya taşıyan bu ve benzeri olaylarda hukuk çerçevesinde ama sonuç üzerinden bir muhakeme yapılır, cezai müeyyide belirlenir ve infaz edilir. Adaletin hükmü toplum vicdanını bir ölçüde rahatlatır ve böylece yeni bir olayın vuku bulmasına kadar maalesef unutulmaya mahkûm olur. Oysaki yaşanan olayın vahameti daha derin bir sorgulamayı gerektirmektedir. Bu sorgulama, sondan önceki basamakların iyi incelenmesi demektir. Neler oldu da …? Neler yaşadı da …? Bu noktaya nasıl geldi …? Sorularına cevaplar aranmalı ve bu cevaplar üzerinden birtakım politikalar üretilmelidir. Aksi takdirde yapılan işlem bataklığı besleyip sinekleri avlamaya döner ki, her haber bülteninde yeni Gizemler, yeni kurbanlar, yeni cinayetler demektir. Sanığın, nasıl bir aile ortamında büyüdüğü, hangi travmaları yaşadığı, nasıl bir çevresinin olduğu araştırılmalıdır elbette. Böyle sosyal hadiselerin sonrasında daha çok aile mercek altına alınmakta ancak genellikle çocuğun eğitim hayatı sorgulanmamaktadır. Okul ve öğretmen, çocuğun dünyasında önemli bir etkiye sahiptir. Gününün büyük bir çoğunluğunu okulda geçiren bu kişilerin okul hayatı, özellikle öğretmen yaklaşımları göz ardı edilmektedir.  Bugünlerde okula gitmek için yola çıkıp kaybolan bir çocuğun haberi yansıdı yine manşetlere. Sonradan anlaşıldı ki, bu çocuk, ödevini yapmadığı için okula gitmemiş, kendisini sokakların şefkatli(!) yollarına bırakmıştı. Eve dönerken değil, okula giderken kaçmayı tercih etmiş bir çocuk. Üzerinde çalıştığım öfke kontrolü, alkol, bağımlılık gibi problemler yaşayan bütün gençlerin ortak noktaları; okul ortamında ödevler, testler ve kurallar ile baskı altına alınmış, duygu dünyası örselenmiş, anlaşılamamış olmalarıdır. Elbette ki ev ortamı çocuğun, gencin yetiştirilmesinde önemli bir huzur ve güven kaynağıdır. Ancak, evde anlaşılamayan, mutlu olamayan çocuk, alanında profesyonel olmasını beklediğimiz öğretmenler tarafından anlaşılmalı ve ona el uzatılmalıdır. Okulların, sınıfların kalabalıklığı gibi bahanelere sığınmak, olaylara gözümüzü kapatmakla eşdeğerdir. Çünkü çalıştığım bu çocukların ve gençlerin büyük bir çoğunluğu, özel okul öğrencilerinden oluşmaktadır. Görmeyi beklediği değer, sınavlardan alacağı notlara endekslenmiş ve tasnif edilmiş gençler…

Gizemin katili veya diğer sabıkalıların yaşadığı en temel problemlerden biri; “Değersizlik” duygusudur. Değersizliği yaşayan birey, duygunun şiddetine göre suç işleme potansiyeline sahip bir insan haline gelmektedir. Çocukluk yıllarının okul boyutunda, aşırı ödev yüküyle, yüksek sorumlulukla, aşırı disiplinle, uyarılarla, cezalarla karşı karşıya kalan, dolayısıyla çocukluğunu, özgürlüğünü yaşayamayan, kendi olamayan, değerli olduğunu hissedemeyen, sürekli engellenen, eleştirilen bir çocuk; içinde öfke biriktirmeye başlamakta ve öfke kontrolü, sosyal uyum veya depresif problemler yaşamaya aday bir birey haline gelmektedir.

Çocukken, başarısızlık duygusunun fazlasıyla yaşanması da başka bir etkendir. Anne babanın ve öğretmenin beklentileri altında ezilen çocuğun yapabildiklerinden ziyade, yapamadıklarına odaklanmak, sınıf ortamında yapabileceğine değil de, daha iyisini yapması(!) adına çocuğu yapamayacağına koşturmak onu yormakta, özgüvenini kaybettirmekte, hayat enerjisini azaltarak, zamanla çevresine öfke duymasına, saldırgan tutumlar sergilemesine, hırçın ve asabi olmasına sebep olmaktadır. Çocuğun en doğal hakkı olan oyun ihtiyacını, aşırı ödevle gasp etmek, çocuğun “kendi” olmasına ve gelişimine ciddi olarak sekte vurmaktadır. Sınıf içinde hareket etmesine, teneffüslerde koşmasına, bağırıp çağırıp çığlık atmasına izin vermediğimiz, evde odasına veya bilgisayar, tv ve cep telefonu üçgenine hapsettiğimiz, en güzel oyun alanları olan sokakları elinden aldığımız çocuk; ev, okul ve servis adlı üç kutu içinde omuzlarındaki ağır sorumluluklarla sürekli taşınan bir varlık haline gelmektedir. Anne babası ve öğretmeniyle sağlıklı iletişim kuramaması, karşılıklı şikâyetlerle evde ve okulda duygusal veya fiziksel şiddete uğraması çocuğun ciddi travmalar yaşamasına neden olmaktadır. Sonuçta, ne öğretmenden, ne de anne babadan ihtiyacı olan değeri alamayan çocuk, kendisine de,  çevresine de değer vermeyen, saygı duygusunu kaybetmiş, intikam alma alt yapısı fazlasıyla oluşturulmuş bir yetişkin olarak karşımıza çıkmaktadır.

Aile ve çocuk cinayetlerinin birçoğu, kontrol edilemeyen dürtülerin sonucunda ortaya çıkmaktadır. O an –bilincini- kontrolünü kaybeden birey, sağlıklı düşünemediği için bu sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Sağlıklı düşünememesinin temel nedeni ise, bilinçaltında geçmişten bugüne biriktirilmiş travmalardır.

Sonuç olarak, toplumdaki problemlerin büyük bir çoğunluğunun temelinde; huzursuz ve mutsuz bir çocukluk dönemi yer almaktadır. Bu nedenle, toplumsal barışı ve saygıyı elde etmenin yolu evden ve okuldan geçer. Ancak bu yol, sanayi devriminin bize armağan ettiği eğitme, yola getirme, adam etme(!) dayatmasından değil, çocuğun fıtratını koruyarak, ev ve –özellikle- okul ortamının çocuğun özgür ve huzurlu olabileceği, değerli ve saygıdeğer olduğunu hissedebileceği, sevgiye doyabileceği ortamlar haline getirilmesiyle gerçekleşecektir.

Mürşid Ekmel AYBEK

Psikolojik Danışman